Kutsal canavarların var olduğu ‘Aliope İmparatorluğu’nu temsil eden dört büyük dükalıktan biri olan Munrepe Hanesi, bilinmeyen bir nedenden ötürü kendi kutsal canavarının gazabına uğrayarak onu kaybeder.
Genç dük Edenber, çökmekte olan hanesini kurtarmak için kutsal canavarın yerini alacak kadim bir yaratık çağırmaya karar verir…
İçinden “Nasıl bir canavar gelirse gelsin ona boyun eğdirip yeni kutsal canavarım yapacağım!” diye ant içmişken, çağırma çemberinden çıka çıka şu belirir:
“Pi-ya!”
Daha kafasındaki yumurta kabuğundan bile kurtulamamış, ufacık ve savunmasız bir yavru ejderha?!
İşin garibi, dük iletişim kurabilmek için çeviri büyüsü yapar yapmaz bu ufaklığın ona söylediği ilk şey şu olur:
“Piyaa… Piyaa pi… (Kocacığım… Ashil’in tadı hiç güzel değil…)”
Peki dük Edenber, durduk yere kendisine “Kocacığım” diye seslenen bu yavru ejderha ‘Ashil’i kutsal canavarı yapıp çökmekte olan dük hanesini kurtarmayı başarabilecek mi?








Yorumlar 1